2010 galatasaray:1 atletico madrid:2

Perşembe, Şubat 25, 2010 zaman: Perşembe, Şubat 25, 2010

oysa ki mükemmel bir sene olacaktı 2010.. lost'un sonunu gorecektik, red hot chili peppers yeni albüm yapacaktı, fransa'da en iyi üzüm yılı olacak, ve bu üzümlerden yapılan şaraplar ihtiyaç fazlasından ege bölgesindeki halka dağıtılacaktı.. üstüne bir de galatasaray rijkaardla beraber en azindan avrupa'da mayıs'ı görecekti.. ne geçti şimdi elimize? iddia'dan "üst olur abi kesin, keita 1 tane atar, arda da bir tane atar. hadi yiyelim diyelim bir tane 2-1.. banko üst" diyerek yatirilmiş bir kupondan kazanılan 17 lira 41 kuruş... 17 lira 41 kuruş mutlu olmaya yetmez ki

galatasaray maçın başından beri yorgundu zaten. iki takım da set oyununu benimsemiş "üzerime gelen olursa o boşluktan içeri dalar haklarım" rakibi diyordu.. o içeri dalmalardan bir tanesinde top serveti geçti ama aguero serveti geçemedi.. karate kid zamanlarından öğrenilen "yerden tekme"yi servet savurdu aguero'ya.. aguero, marca'nin yazdigina göre sezonu kapatirken, atletico vitesi yükseltti. arkadaslarinin intikamını alacaklardı. reyes bir kanattan bindirirken galatasaray'in defansı leo franco ile birlikte son maçlarda olduğu gibi devleşti.. iki takım da gol bulamazken devre birden bitiverdi..

devre arasında servet gidip özür diliyordu atletico takimindan.. hani "bak özür diledik insafli oynayın" manasında sözlerdi sanırım. galatasaray takımı forveti olmadığında kafası kopmuş bir tavuktu.. bunu bu maçta bir kez daha farkettik. mustafa sarp ne yapcagini topu kime tasiyacagini bilmiyor, arda kaçak güreşiyordu.. derken uğur'un alışılagelmiş konsantrasyon eksikliginden faydalanan madridliler taç atışından başlattıkları pozisyonda buldular golu.. herkes ceplerindeki sigara paketlerine uzanmış, ateş alıp sigaralarını yakmış, böylelikle stadın üstüne bir sis inmişken açılan ortayı keita kaleye gönderiyordu.. maç 1-1 olmuştu artık..

galatasaray ve atletico yine kör dövüşüne başlamıştı ki caner süper bir yetenekle ceza alanı içinde rakibi sirkulase etti.. boş zamanlarinda vampir avliyormuş gibi duran atletico defans oyuncusu duştukten sonra topu eliyle kesiyordu ama yan tarafta akşam sporu için oraya geldiğini düşündüğüm hakem göremiyordu bu elle mudahaleyi. caner de kızıp rakibini hemen düşürüyor, ilk sari kartını yiyor, 2 dakika sonra da yanlışlıkla "O" tuşuna basarak kayıp ikinci sarı kartı görüyordu. bu olayın başka izahi yok.. ha var da o da caner'in ultra amator bir sporcu olduğu gerçeğini getirir meydana..

galatasaray'ın morali komple bozulunca, golun gelmesi an meselesiydi ve forlan 89'uncu dakikada galatasaray defansını ipe dizip atiyordu golu..

17 lira 41 kuruş'un hikayesi bu işte.. 2010 da ne lost bitecek, ne şarap rekoltesi muhteşem olacaktı, ne red hot chili peppers yeni albüm çıkaracaktı.. bunlara hiç inanmadım.. ama allah biliyor bir ara galatasaray'in mayısları göreceğine inandım.. güneş batmadan başlayan avrupa maçlarını tekrar göreceğimizi sandım.. yanıldık.. çok üzücü şekilde hem de..

1 yorum:

Ahmet Erim Suyabasmaz dedi ki...

tebrik ederim, gerçekten güzel bir yazı olmuş. Galatasaray için söylenilcek pek birşey yok. Diğer tur için umut vaad etmiyordu zaten. Umarım bu sene şampiyon olur da 3 yıldır yokları oynadığı Devler Ligi'ne direkt katılır. Ön eleme zımbırtısına hiç girmez.