-soda varsa içeriz. hatta pellegrino olsun.içimi güzel, lıkır lıkır ,..
Hatıra bırakmaya değer bir iki enstantane bulma adına, el clasico'nun güzel bir bahane olabileceğini düşünmüştük. "İNİESTA MARCELO'NUN BACAK ARASINDAN PAS VERDİ!!!" Panayır gibi bi maçtan sonra, girizgah olarak böyle kallavi başlıklarla hatta ağzımızı şapırtada şapırtada maç gününü anlatmak isterdik. Lakin sadece isminin hatrına kendimizi mecbur hisseder olduk. Gördüğümüz duyduğumuz kayda değer hadiselerde işte "2 tane bacak arası oldu abi maçta!?" şeklinde zorlama ünlemlerden öteye geçemedi. Şimdi böyle buluşmalar "yaa o 2009da nou camp'taki maç nasıldı be abi??" dedirtecek potansiyellere sahip olması, hislerimizi manuple eden yegane unsurdur. Şunu bunu bodoslama eleştiricek kadar aman aman bir isyan bir yoğunlaşma bile olmadı yenilmiş bünyede. Yok raul niye oynamadı , efendim kaka 90 dakka nasıl sahada kaldı, gol de zaten ofsayt kokuyordu, Guardiola'ya sorsak Ronaldo çıksın derdi yahu( hadi içimde kalmasın bunlar) vs vs.
Artık alıştığımız kaliteli kadro-dandik teknik direktör kombinasyonundan dolayı totalde illaki bir başarı yakalanıyor fakat bugunkü gibi kritik maçlarda bir türlü sevindirik olamıyoruz. Barca 10 kişi kaldığı anda bir avuç Madrid taraftarının bile zerre ümitlendiğini zannetmiyorum. Zira Barca 10 kişi kaldıktan 5 dk. sonra Madrid, teknik traktörünün hamlesiyle 9 kişi kalmıştı bile. Ronaldo'nun çıkması başka(10 kişi kaldık) , Benzema'nın girmesi bambaşka oldu(9kişi kaldık).Son 20 dakka Topu Barca'ya vermeden , o orta sahadaki yayın barca kalesine yakın tarafında 2-3 pas yapıcak, ortalama 2 dakikada bir ara pası, frikik,orta ,şut, korner kısacası tehlike yaratacak bir madrid izlemek isterdim. Ama orta sahanın bahsettiğimiz tarafında bahsettiğimiz türden oyunu kıvırabilecek adamlardan ziyade, civan gibi forvetler diziliverdi. Ümit bağladığın bir tek insan evladı Kaka'da başından sonuna kadar Elona'ya özenince (10 numara giyip ekseriyetle toptan uzak durmak) o civan gibi forvetler hangi pası alıpta hangi golu atıcak peki diye sormak istedim.(bkz: gs-hamburg son 10dk.) Yani şimdi ,yenmek yenilmekten öte,böyle yaparsanız güzel futbol olmuyor arkadaş. Yazık günah millet sinemalarda doluştu şu münazara için.
Ha bide Raul bu günlerde yaşı başı itibariyle bir takım rekorları tıkır tıkır tazelemekle meşgul. Hatta 4-5 hafta önce yedek kaldı. sonraki hafta yine yedek kaldı. İşte o hafta "raul 2006dan beri ilk defa 2 hafta art arda yedek kaldı" diye bangır bas haberler olmuştu. Raul o gün bügündür halen yedek kalarak bu alandaki rekorunu da 6 maça çıkardı. Valdano'dan ricam, bize Raul'a sergen muamelesi yaptırmasınlar. "bu takıma koy Raul'u, oynamaz mı aga? " dedirtmesinler. Sonuçta 5-3 yada 3-2 değil de 1-0 yeniliyorsan sebebi gol atamamak olur.
Barcelona 1-0 Real Madrid
Pazar, Kasım 29, 2009 zaman: Pazar, Kasım 29, 2009yazan: bombonera Posted in avrupa'dan futbol, ispanya, raul, real madrid | 2 yorum »
Hadi bakalım...
Perşembe, Ağustos 27, 2009 zaman: Perşembe, Ağustos 27, 2009SeriA;
Seri A’dan 3 futbolcu saysak bunlardan bir tanesi muhtemelen Pato olur. İtalya liginin marka değerini sırtında taşıyan önemli neferlerden biri bu delikanlı. Öte yandan bu seneki asıl görevi İbrahimovic yada Henry’i dinlendirmek olacak olan 19 yaşındaki Bojan ,muhtemelen farklı galibiyetlerin rövanşında ilk 11de yer bulabilecektir. Şimdi baktığımız zaman Pato ve Bojan’nın hemen hemen aynı ayarda futbolcular olduğunu görüyoruz. Hatta kimine göre(ben dahil) Bojan daha donanımlı ve daha yeteneklidir.
Hadi biraz daha abartalım. Palmerias’tan alınıp “ulen kimse almasın diye biz aldık ama nerde oynatacaz arkadaş bu adamı” denerek Benfica’ya kiralanan Kerrison’un , SeriA‘da major takımlar dahil yedek kalabilceği bir takım yoktur. Çok aman aman olmamakla beraber 3-5 seneye kalmaz bir Adriano yada bir Fabiano tadında bir golcu olacaktır. Daha Madrid’e sıra gelmeden aradaki fark dramatik boyutlara ulaştı ise vay Berlusconi’nin haline diyoruz. İkide bir Perez’i eleştirmek ,hele hele “piyasayı yukseltiyorr, bir topçuya 90 milyon verilirmi??” gibilerinden mızıklamak yakışmıyor sizin gibi baronlara. Adam efendiliğini bozup “pardon da ronaldo alıyoruz,,kaka alıyoruz,, kaç para verseydik? 10milyon+sabri ‘mi teklif etseydik??” demedi ya ,bir kez daha taktir ettim kendisini.
Premier lig;
Bildim bileli Premier Lig tanrı katına yakın oturur. Mühürü ise Manchester Utd. adında bir futbol klubunun çekmecesinde duruyor. Bu klubun 7 nömrolu formasının nasip olduğu nev-i şahsına münasır üstadlar malumunuz. hepsini bir kenara koyup listeden taze ayrılan ile yeni eklenen arasındaki farkı tartışmaya kalksak, münazara 3 dakka sürmez sanırım. G. Best – B.robson – E.Cantona - D.Beckham - C.Ronaldo – ve M. Owen... evet bildiğimiz Owen. En parlak dönemini ,Madrid’in yedek klubesinde Grevesen ile 1-1 biten viking istilasını ,Solari ile Farkland meselesini çözümleyerek geçiren Michael James Owen. Tabi Ronaldo’nun 7 numara olayında Raul’un kudretine boyun eymesi de aslında başka bi dava konusu.(‘hattini bil hattini’ reklamı güzel olmuş) Bir de Valencia diye yetenekli bi çocuk aldılar ki, bir iki gün önce futbolla pek arası iyi olmayan bir arkadaş “öyle takım yok mu yav ispanyada?? Valencia diye takım var yav ,hayret...” gibisinden bu transferi şiddetle eleştirince ,hak vermek zorunda kaldım. Kırılmasın, gönlü olsun dedim.
Öte yandan, artık Premier lig camiasının önde gelenlerinin ezber yapmış gibi durup durup aynı şeyleri gevelemesini istemiyoruz. Hele hele lig başkanı’nın “100 ronaldo gitse belki ozaman şey olur” açıklaması bambaşkaydı. Şimdi ufak bi hesapla;
Premier ligin değeri yaklaşık 3.2€ milyar,
100 adet Ronaldo,tanesi 95€ milyondan toplamı 9.5€milyar eder,
Hadi toptan aldınız diye 8milyar olsun. 8 >3.2 denkleminden yola çıkarsak, demekki zaten Premier lig’ten 100 adet Ronaldo gidemezmiş.Demekki sen baya bi saçmalamışın. Gitse gitse bir adet gidermiş. Onu da alsa alsa Perez alırmış. Neymiş neymiş? Zaten Dunya’da marka değeri olan yanlızca 2 adet Ronaldo varmış. Onların da bi tanesi şu aralar yaklaşık 105 kiloymuş. Haa ayrıca o da 75 kilo filinta gibi olduğu zamanlarını beyaz forma ile geçirmişmiş.
Diğer açıklamalar da tamamen “premier lig hala en iyi ligtir” , “premier lig yıldızları hala yıldızdır”(??) formatında şeyler zaten. Bir Ferguson ,bir Wenger olmak kolay değil ,yapmayın, yakışmıyor beyler!!. Aslında her açıklamada ki o “hala” baskısı nelerin değiştiğinin kanıtı gibi. Tabi görmeden inanmam diyenler için Cumartesi gecesi Bernabeu‘da “hala madrid!!” seslerine kulak vermelerini tavsiye ediyoruz. Zira Cumartesi saat 21.00’da santrada Benzema ve Raul olacak. Düdükten sonraki 2 sn içinde Benzema topu Raul'a, Raul ise Kaka'ya verecek. Bu sırada Ronaldo eli havada ,sağdan sağdan ,yaldır yaldır... Biraz futbol izleyelim..
**Bahis severlere küçük bir not; bu sene ilk maç dahil madrid maçlarından ekseriyetle kaçınız ,nasibinizi başka maçlarda arayınız. Gassaray üstt ,trabzon 0-2 çifte falan takılın işte, zira William Hill bu sene fazla mesayi yapar. Bu mesai size yansımasın .aman diyim..
yazan: bombonera Posted in avrupa'dan futbol, dış basın, ingiltere, ispanya, italya, raul, real madrid | 3 yorum »
Villarreal :3 Real Madrid :2 Raul:700
Cumartesi, Mayıs 16, 2009 zaman: Cumartesi, Mayıs 16, 2009bir REAL MADRİD C.F. hocasının şu şekilde pozu olmamalıdır. " azizim vallahi üzülüyorum halinize ,gelen koyyor giden koyyor, biz de koyduk ama inan rahat değilim." böyle mi dedirtiyosun kendine?
Şiddetle puana ihtiyacı olan Villarreal , şiddetle Perez’e ihtiyacı olan Mardid’i evinde konuk etmiş. Gago’yu yokluğunda orta sahada sorun yaşayan bir Madrid sahaya çıkmış.( bugün Beşiktaş Gago’nun yokluğunda sorun yaşamıyor) Neticede Madrid ,amaçsız ,sebepsiz, sadece angaryadan ibaret olan Madrigal deplasmanında 3 gol yemeyi problem yapmamıştır.(yine de 90da yenilmek kötü birşey) Zaten taraftarından futbolcusuna, yöneticisine kadar butun camiada asıl gündemin her haftasonu yapılan rutin maçlar olmadığı aşikar. Maç öncesi muhtemel taktik “efendi gibi oynayın, 4-5 yemeyin ,rezil olmayın yeter” gibilerinden birşeydir sanıyorum. Maç için tarihe geçilecek tek not ise Raul üstadımızın 700. maçına çıkmış olmasıdır.(bröhhhh!!)
Daha seçimler yapılmadan kimin başkan seçileceği ,kimlerin gidip kimlerin kalıcağı belli olmaya başladı. Zira Perez’in rakibi olan aday, seçim propagandasında “Brezilya’dan, Kaka’nın velihatı olan Kerrikson’u getireceğim” vaatinde bulunmuştu. Buna karşılık Perez “ ben bizzat Kaka’yı getireceğim,aslı varken taklite gerek yok” şeklinde cereyan verince diğer adayın seçme ve seçilme hakkını ister istemez elinden almış oldu.
Neticede Cannavaro valizlerini toplamış ,yuvasına hatta Juve’sine döneceği günü bekliyor. Pepe kendisine takım ararken Casquero’nun hala hayatta olmasını koz olarak kullanmakta. Gago’nun “beni kimse almaz lan” diye tesislerin kantininde ezik ezik dolaştığı duyumunu aldık. Heinze, Van der vaart, Guti, Salgado, m.diarra ve Saviola da seneye beyaz formayı giyemeyecekler. Bunların yanında kadroya katılıcak yeni yıldız yüzünden seneye hakettiği dakikaları alamayacağını hisseden Higuain’in ve yaş haddinden ötürü Nistelroy’un da takımdan ayrılması muhtemel.
Öte yandan Kaka için 60 milyon avrupa eurosu karşılığında Milan ile anlaşıldığı söyleniyor. Defans hattının Ramos hariç tamamen değişmesi kesinleşti. Forvete ise İbrahimovic yakışır demiş büyük başkan. Benim bildiğim Perez aynı sene birden fazla yıldız alıp getirisini böldürmez. Ama şartlar gerektirirse itinayla editöre girip takımı Kaka ,İbrahimovic, Ronaldo şeklinde doldurabilir. yapar... yapmışlığı vardır. Dua edin Messi’ye niyeti bozmasın.
yazan: bombonera Posted in avrupa'dan futbol, ispanya, raul, real madrid | 0 yorum »
İspanya aday kadrosu...dostum raul demişsin, güiza çıktı..
Cuma, Mart 20, 2009 zaman: Cuma, Mart 20, 2009ispanya milli takım aday kadrosu; gönderen: Del Bosque
Kaleci: Iker Casillas,Jose Manuel Reina,Diego Lopez
Defans:Alvaro Arbeloa, Juanito, Raúl Albiol, Carlos Marchena, Sergio Ramos, Gerard Pique ,Capdevila
Orta Saha: Xavi Hernandez,Santi Cazorla,David Silva,Albert Riera,Sergi Busquets, İniesta,Xabier Alonso,Marcos Senna
Forvet: David Villa, Fernando Torres, Fernando Llorente , Daniel Güiza (evet güiza...)
Ferrari'sini satan bilge- Raul'unu satan del Bosque..
Yeterince kibar olmaya çalışacağım.Sonuçta bir tercih meselesidir olan biten. Saygı duymak lazım gelir.(raul kadar başına daş düşsün) Ancak saygı duymamak da bir tercih meselesidir.Bu kararı sadece “futbol”u baz alarak verdiğini varsaymak istiyorum. İstiyorum da arkadaş, bir yandan da dizi dizi diziyorum buraya; form durumu?,,,son maçları?,,, kondisyonu?,,,yeteneği? ,,, tecrübesi?,,,oralardan iyi vurması? Listeyi kabartıp daha fazla rezil etmek istemem zatı muhteremi. Bunların hepsini bir kenara bırakalım. Asıl mesele olayın saygısızlığa, vefasızlığa, büyük büyük ayıplara doğru yol almış olması ki, aslında insana koyan biraz da bu durumdur.

İnsanoğlu istedi ki; "Aragonés'in yaptığını yaşlılığına veriyorum, daha bunamadık çok şükür" diyen biri çıksın.Hele hele sıradaki maç Bernabeu'da oynanacak iken , jestlerin en kralı yapılsın, gönüller fethedilsin. Lakin öyle olmamış, Del Bosque Güiza'da, Raul'da olmayan birşeyler bulabilmiştir(bravo)
Bu noktada bahanemiz nedir; "Galip gelen takım bozulmaz ,kupa alan takım hiç bozulmaz". Arkadaş,,,, o takımda Raul yoksa, klişeler de değişir,taşlar da yerinden oynar, o takım da öyle bi bozulur ki feleğin şaşar. Raul yarın çıksa, “teknik adam olmuşsun ama adam olamamışsın “ dese , bi cevabın varmı?
sonuç olarak Güiza içerde, Raul dışarda, biz ise arada kaldık. Terim'e "döndürmeyin" diyemedik, del Bosque'ye "küstürmeyin" diyoruz...
"bombonera
yazan: bombonera Posted in avrupa'dan futbol, ispanya, milli takim ole, raul | 0 yorum »
Perez'in cebinde akrep değil , mavi boncuk... itina ile dağıtılır...
Çarşamba, Mart 18, 2009 zaman: Çarşamba, Mart 18, 2009 İmam-Cemaat = Perez –Marca gibi bi denklem kursak sansasyon olmaz sanırsam. Bildim bileli Perez ortayı açar ,Marca doksana yazar bi ilişki bu. Fakat bu sefer Perez’in işi daha kolay oluyor. Bakmadan attıgı pasları tamamlamak için envai çeşit basın seferber olmuş. Herkes elini açmış pas istiyor, ama Perez biraz çalıma kaçıyor gibi...
Perez: messiyi alıcam nasipse
Marca: kakayla görüşmeler başladı
Perez : messi diyorum
La gazzetta: Ronaldo imzayı atmış
Perez: lan alovvv!!
Fanatik: r.carlos madride dönüyor
Perez: sen ne diyon ya...
Bu gidişle Perez seçimlere girmeden asist manyağı olur ama golu kim atar bilemem. Madrid’in bir sonraki kadrosu ile ilgili son gördüğüm çalışma da şu şekilde.
Kaka ve ronaldo’ya laf söylemek, kusur bulmak yürek ister ,bilek ister daha neler ister. Garay’da çok şık durmuş. Hali hazırda Racing’te kiralık oynuyor zaten.Perez’in defansı beleşe getirmesi muhtemel. Sol bekteki yoldaş Zhirkov’u çözmedim. Bu adamı Bayern mi alıcak, City’e mi gidicek ,Chelsea mi kapatacak, biri alsın artık. 2 senedir hangi solbeke bişey olsa, Zhirkov o takıma imzayı atıyor. Bir diğer hadise, Madrid Ronaldo yapmış, Kaka yapmış ama forvette hala Huntelaar’ı oynatıyor. Böyle bişey olursa bence de Madrid hakkatten kaka yapmış hatta sıvamış olur
Asıl mevzuyu sona bırakayım dedim. Elime “madrid ilk 11i” diye bişey geçtiği zaman ilk aradıgım isim Ronaldo ya da Kaka değil, şüphesiz Raul olur. Raul’u yedek bekleten yagız deliganlı kimdir? ,Huntelaar mı yoksa? asşdlksaşdssda yapmayın çocuklar ,döndürmeyin....
*bombonera
yazan: bombonera Posted in avrupa'dan futbol, ispanya, raul, real madrid, transfer | 5 yorum »
10 Mart 2009 Liverpool 4-0 R.Madrid
Çarşamba, Mart 11, 2009 zaman: Çarşamba, Mart 11, 2009maçta heinze'yle sözlü munakaşaya giren torres yaptıgı haraketle tepki geçti. heinze'den "haraket yapma haraketin allahını görürsün" cevabını alınca iki oyuncu arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı
Gerrard (ki muhtemelen bir hayat koçu var bu adamın) yine bir gaz yine bir hırs dolu bünyesi ile sahada ne yapsa faydası olur halde maça çıkmış,ülen bir gol atsamda şu taraftara koştursam, şu ellerimi bi açsam ‘heyy yavrum gole bakk’ diye bağırsam tatmin olsam hevesiyle oyundan alınana kadar şıkır şıkır oynadı.Nitekim 2 defa(biri penaltı) taraftarlarına koşturup butun nefsini körertti. Biri daha var ki istikrar abidesi kavramını mecazdan kurtarıp baya baya bi abide yapsalar bu adamın silüetinden faydelenilebilir. Mascerano maçta yine orhan gencebay’a gönderme yaptı. Gol atsaydı muhtemelen formasını kafasına geçiricek ve altındaki tişörtte “hatasız kul olur,beni sevmeyen ölsün” yazıyor olacaktı.
Real madrid’e gelince (bu taraftarı oldugum takımın ismidir) los galacticos’tan los kabaktikos’a yolculugu devam etmekte.Bu sene devre arası transferleriyle kadrosunu güçsüzleştiren yegane takım olmayı başarabilmiştir. Ligteki serileri artık beklenen birşey olmakla beraber takviyelerin buna katkısı vasatın üstüne geçemedi. Zaten ilk ciddi sınavında da a.madrid’le berabere kalarak rüyadan uyandılar.ilk sözüm rakip takımı osasuna sanan ve maça aynı taktikle çıkan Juan de Ramos’a. Hucum organizasyonu olarak robben alsın topu, gitsin gitsin içeriye girsin, pas vericek arkadaşını arasın ,bir çalım,, şuuut?? Korneeeeerr!!!!.... bu olmaz. yani olurda Anfield’ta olmaz. Boyle bişeyden medet ummasaydın ozaman totnım niye gönderdi bu adamı yaa diyebilirdim. Maçta ise heinze bir kez daha bu takıma ait olmadıgı bizlere kanıtlar bir oyun ortaya koydu. Gago’da boş durmadı , mascerano’nun yedeği olabilecek kapasitede bir orta saha oldugunu belgeleriyle kanıtladı.(bkz. stats.) masceranoya alternatif gagodun tişörtünde de muhtemelen “ hatalıysam ara 0212...” gibilerinden birşey yazıyordu ama o tişörtü biz ne zaman görürüz şimdi kestiremedim pek.Muhtemelen avrupada dikiş tutturamayıp boca’ya geri dönen yetenekli arcantinli fitbolcularla aynı kaderi paylaşıcaktır. Liverpool farkı açtı, sonra vites küçültür gibi oldugu dakikalarda baskıdan kurtulan Snider, Vander vart gibi üstatlar bir iki pas yapar gibi oldu ama 10 dakika sürmedi oyun gene rutine bindi.Benim puanı kapan tek insan Casillastır. Kendisi bir kalecinin 4 gol yediği bir maçta bile dunyanın en iyi kalecisi oldugunu kanıtlayabilerek benim gözümde tarihe geçmiştir.( bu herkese nasip olmaz. Koskoca Cehc 3 gol yedi ,iki dakkada madara oldu dilimizde hatırlatırım. Oğlu küçük emrah olsaydı, akşam eve gidince “dile düşmüşsün sen” diye çıkışırdı babasına)
Sonuç olarak Liverpool’u (evindeki maçlarda 15 kişimi oynuyolardır nedir çözemedim) ama göze hoş gelen baskılı ve hızlı oyunlarından dolayı tebrik ediyorum.İsmi Real Madrid olan bir takıma karşı son dakikalarda maksat gençler tecrubelensin diye oyuncu değiştirebilecek kadar rahat bir maç çıkardılar. Alkışlıyorum sizi ,valla ayaktayım şuan.
raulun heba olan gayreti reina'nın gözünden kaçmadı. "tek başına napcan abi " diye milli takımdan arkadaşını teselli eden reina'ya raulun "ruh yok abi ruh yok" diye yanıt verdiği kaydedildi.
bombonera yazdı...
yazan: bombonera Posted in avrupa'dan futbol, raul, real madrid, şampiyonlar ligi | 4 yorum »
