Dani Jargue kalp krizi geçirip öldüğünde 26 yaşındaydı.. Pek bilinmezdi adı İspanya dışında belki, hatta ölümü haber yapıldığı ve geçildi dünya televizyonlarında. Bir başka genç ölmüştü kalp krizinden..
Ama bugün Iniesta diye bir adam çıkıp Dünya kupası denilen şeyi kazandıran golü takımı adına attığında formasının altından bir yazı gösterdi tüm dünyaya: dani jarque siempre con nosotros / dani jarque her zaman bizimle..
futbolu üst düzey izlemek dışında, futbolu ve futbola gönül veren herkesi seven bir insansanız (futbol dilencisi diyorlar buna) gözlerinizin dolmaması içten değildir bu yazı sonrasında.. tüm bu futbolun kapitalist sirki arasında hala ve hala yürekli insanlar varsa, insanlık hala ölmemişse "vamos iniesta" derim başka bir şey demem..
yani vuvuzelalar altında bize maç izlettiriyorlar, reklamlar daha çok gözüksün diye dijital panoları sahanın kenarına koyuyorlar, finalde sakat olan oyuncuyu nike istedi diye oynatıyorlar, milyon dolarlar karşılığında, insanların çocukluk kahramanları yer değiştiriyor... futbolun tüm masumluğuna, tüm sihirine karşı onu metalaştırdılar, üzerinden para kazanılan bir kaza çevirdiler derken bir adam çıkıyor, o şaşaanın, o iğrenç yapış yapış gösterinin altından "futbol ölmez" diyor..
futbol hala efsaneler yaratan, hala arkadaşlığın olduğu, milyon dolara insanların kahramanlarının harcanmadığı bir spor..
ve komik olan, belki de turnuvada insanların kalbine en çok dokunan anı yaratan iniesta bu hareketinden sonra sarıkart görüyor.. çünkü futbol dediğinde böyle insanlığa yer yok artık.. teşekkürler havelange teşekkürler blatter
Dünya Kupasını Götünüze Sokun, Ben İniesta Gibi Topçular istiyorum
Pazar, Temmuz 11, 2010 zaman: Pazar, Temmuz 11, 2010yazan: ugur parildak Posted in dünya kupası, mahallenin şık abileri | 3 yorum »
Bizi sevenleri üzmeyelim baba
Cumartesi, Eylül 12, 2009 zaman: Cumartesi, Eylül 12, 2009
galatasaray kulubunun, metin oktay'in 18 ölüm yıl dönümünde, onu anmak için çıkardığı atkı ve tişortlerin üzerinde yazan repliktir bu. muhakkak ki bu lafın ne olduğunu, neden söylendiğini bilmeyenler olacaktır bu dünyada. o yağmurlu istanbul gününde, bir öğleden sonra tofaş marka aracinin hurda görüntülerini de hatirlamayanlar olacaktır,..
1957 yilinda fenerbahçe ikinci başkanı müslüm bağcılar metinle bir gazinoda buluşur. bi çek uzatır metin'e, "rakamı sen yaz metin" der "yeter ki fenerbahçe forması giy".. metin oktay ise tok olmuştur her zaman paraya, izmirspor'dan da "ya ben ya galatasaray" diyen zengin kızı sevgilisini bırakıp gelmiştir zaten, anında verir cevabi "bizi sevenleri üzmeyelim baba, bizi sevenlere ihanet etmeyelim"
böyledir metin oktay.. ajda pekkan ile "taçsız kral" filminin setinde tanışıp, aşk yaşamaya başladıklarinda, gündüz kılıç tarafından kadro dışı bırakılıp, izmir'e geldiğinde de mersinlili cocuklar kendisinden imza istediğinde kagit bulamayip para cıkartıp onu imzalayan, transfer taksidini aldığı gün, bebek'te turgay (şeren) ile birlikte yürürken gevreklerini denize düşüren bir gevrekçiye tüm transfer taksidini çıkarıp veren de metin oktay'dir...
yıllar sonra futbolu biraktiktan sonra, galatasaray fethi heper için metin oktay'i gönderir eskişehir'e. fethi "ben eskişehirspor'a söz verdim kral, onlar benden cok şey bekliyor aynı durumda sen galatasaray'ı bırakırmıydın?" der, metin tek bir söz söylemez, öper anlından fethi'yi döner geri.. herşeyden önce sevenleri üzmemektir esas..
son olarak 2002 tarihli hakan dilek kitabi "işte öyle bir şey"'den:
babasının ölümü ardından evliliğinin bitişi moralsiz bırakır metin'i. bunlar yetmezmiş gibi bir de askerdeyken kamp dönemlerinde birliğinden alınan izinler dolayısıyla dokuz gün erken terhis olduğu savıyla paşakapısı cezaevi'ne konur, insanın burnuna kötü kokular geliyor. neyse... kral burada "hayatı tanıdım" dediği bir 45 gün "yatar." erken terhis edildiği 9 günün hatırına. çıkışta takımının karagümrük'le oynayacagı maçın kampına katılı maç sabahı gündüz kılıç odasmdadır: "biliyorum çok yorgunsun ama dışarıda binlerce taraftar seni istiyor. çıkıp verebildiğini ver. sen bize çok maç kazandırdın. seni hasretle bekleyen bu seyirciye ne olur bu saygıyı gösterelim." baba'ya "hayır" diyebilmek mümkün mü? çıkıp 3-0 aldıkları maçın iki golünü attı metin.
yazan: ugur parildak Posted in izmir, mahallenin şık abileri | 1 yorum »
Vedat Okyar
Pazartesi, Temmuz 20, 2009 zaman: Pazartesi, Temmuz 20, 2009
Mahallenin en şık abilerinden birisi daha gitti. nur içinde yat büyük kaptan.
kaptan hakkında bir anı var unutmadığım.. vedat okyar bir maçta sinirlerine hakim olamaz tekmeyi savurur rakibine.. hakem gelir "tekme attin mi vedat" der.. "attim" der vedat okyar. "o zaman cikmak zorundasin vedat" der hakem de.. mactan sonra sorarlar vedat'a "hakem görmemişti neden tekme attim dedin ki" derler.. "ne yani besiktas formasi üzerimdeyken yalan mı konuşacaktaktım" der vedat okyar da..
allah taksiratını affetsin
yazan: ugur parildak Posted in mahallenin şık abileri | 2 yorum »